Otonom Sürüşün Anatomisi: Direksiyonun Arkasındaki Yapay Zekâ

 Otonom araçlar, artık yalnızca bir teknoloji denemesi değil; insan refleksinin matematiksel karşılığı. Bir sürücü saniyede 2–3 görsel karar alabilirken, bir otonom sistem aynı anda binlerce veriyi işler. Kamera, radar, lidar ve ultrason sensörleriyle donatılmış bu araçlar, çevrelerini üç boyutlu olarak “görür” ve her kareyi analiz eder.

Bu sistemlerin beyni perception network adı verilen yapay sinir ağıdır. Yol çizgilerini, yayaları, tabelaları ve diğer araçları tanımlar; ardından “planlama modülü” devreye girer ve olası rotaları hesaplar. Tüm bu süreç, milisaniyeler içinde gerçekleşir. Bir insanın refleksi ortalama 250 milisaniye sürerken, bir otonom aracın tepkisi 10 milisaniyeden daha kısadır.

2025 itibarıyla Tesla, Waymo ve Mercedes gibi üreticiler Level 4 otonom sistemlere ulaşmıştır. Bu, aracın şehir içinde dahi kendi kendine gidebildiği, ancak ekstrem durumlarda sürücü müdahalesine izin verdiği anlamına gelir. Henüz tam “sürücüsüzlük” yasallaşmamış olsa da, sistemler artık kendi hatalarından öğrenebiliyor — tıpkı bir insan gibi, ama istatistiksel kesinlikle.

Otonom araç, makine olmaktan çıkıp bilişsel bir yolcu haline geliyor. Direksiyon artık bir kontrol aracı değil; insan ile yapay zekâ arasında kurulan bir güven sözleşmesi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Script to Video AI: Video İçerik Üretiminde Yeni Dönem

Online Hukuki Danışmanlık

Entspannt mobil mit Mietwagen direkt am Flughafen Dalaman