Kayıtlar

Mayıs, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Araç Yazılımlarının Evrimi: Donanımdan Fazla Kod

 2025’te bir otomobilin maliyetinin %45’i yazılımdan oluşur. Her yeni araç, güncellenebilir bir işletim sistemi gibi çalışır. Üreticiler artık donanım değil, sürüş yazılımı satıyor. Hava üzerinden gelen güncellemeler (OTA – Over The Air), aracın fren karakterini, hızlanma limitini, hatta iç aydınlatma senaryosunu değiştirebiliyor. Bu durum, otomobili statik bir ürün olmaktan çıkarıp yaşayan bir sisteme dönüştürdü. Artık otomobil satın almak değil, sürekli gelişen bir yazılıma sahip olmak anlamına geliyor.

Otonom Sürüşün Anatomisi: Direksiyonun Arkasındaki Yapay Zekâ

 Otonom araçlar, artık yalnızca bir teknoloji denemesi değil; insan refleksinin matematiksel karşılığı. Bir sürücü saniyede 2–3 görsel karar alabilirken, bir otonom sistem aynı anda binlerce veriyi işler. Kamera, radar, lidar ve ultrason sensörleriyle donatılmış bu araçlar, çevrelerini üç boyutlu olarak “görür” ve her kareyi analiz eder. Bu sistemlerin beyni perception network adı verilen yapay sinir ağıdır. Yol çizgilerini, yayaları, tabelaları ve diğer araçları tanımlar; ardından “planlama modülü” devreye girer ve olası rotaları hesaplar. Tüm bu süreç, milisaniyeler içinde gerçekleşir. Bir insanın refleksi ortalama 250 milisaniye sürerken, bir otonom aracın tepkisi 10 milisaniyeden daha kısadır. 2025 itibarıyla Tesla, Waymo ve Mercedes gibi üreticiler Level 4 otonom sistemlere ulaşmıştır. Bu, aracın şehir içinde dahi kendi kendine gidebildiği, ancak ekstrem durumlarda sürücü müdahalesine izin verdiği anlamına gelir. Henüz tam “sürücüsüzlük” yasallaşmamış olsa da, sistemler a...

Aerodinamiğin Kara Versiyonu: Hızın Görünmez Bilimi

 Bir otomobil 100 km/s hızla ilerlerken, havayı tıpkı bir uçak gibi “yarar.” Bu nedenle modern araç tasarımı artık motor gücü kadar hava akışı yönetimi üzerine kuruludur. Rüzgâr tünellerinde test edilen gövde formları, sürtünmeyi azaltmak için milimetre düzeyinde şekillendirilir. 2025 modellerinde ortalama Cd (sürtünme katsayısı) değeri 0.20’ye kadar düşmüştür — bu, neredeyse bir uçağın kanat verimliliğiyle eşdeğerdir. Elektrikli araçlarda aerodinamiğin önemi daha da artar, çünkü her gereksiz hava direnci doğrudan menzil kaybıdır. Bu yüzden kapı kolları gövdeye gömülür, aynalar yerine kameralar kullanılır, hatta lastik şekilleri bile hava akımına göre tasarlanır. Hız artık motorla değil, hava ile yapılan bir uzlaşmanın sonucudur.